KIRIMHAN AKINCI

• 16/10/2005 - Sakinleşme yolları / Fıkra

Gönderen: Vedat SAYINSOY

HASTALIKLARI SAKİNLEŞEREK KOVUN

     Her türlü hastalığın kaynağı huzursuzluk. Tedirgin edici duygular ve endişelerin yarattığı gerilim. Ve bütün bunlarla iç içe yaşayan insan. "Ne olur, bir parça sakin kalabilsem!" dediği halde bunun için ne yapacağını bilemeyenler için;
      İşte, Paul Wilson'dan sakinlik için son derece basit, uygulanabilir sırlar. Teri Roditi bunları hazırlarken bana dönüp "aslında bunların hepsini biliyoruz, fakat uygulamıyoruz" dediğinde şöyle cevap verdim;
      Çünkü birilerinin tavsiyelerine ihtiyacımız var. Ve ben şimdi, hemen bugünden itibaren uygulamaya başlamanızı tavsiye ediyorum.
      Bir parça sessizlik taşıyın:
      Bütün dikkatinizi sessizliğe yöneltin. Tabii bunun için önce sessiz bir köşe seçmeniz gerekiyor. Sonra konsantre olun. Sessizliğin size geldiğini anlayacaksınız, onu dinleyin. Sonra da bu sessizliği gittiğiniz her yere götürün.
       Zaman harcayın:
      Çok çalışan insanlar hiçbir zaman eğlenceli aktivitelerle vakit geçirmezler. Fakat çok çalışan insanlar için eğlenceli geçirilen zaman, harcanmış vakit sayılmaktan çok uzaktır.
      Nefesinizi dinleyin:
      Nefesinizin sesine konsantre olduğunuzda, soluk alıp verdiğinizi gerçekten duyduğunuzda, kendinizi son derece huzurlu hissedeceksiniz. Bunun için derin soluklar alın. Ve bir çiçeği kokladığınızı hayal ederek nefesi içinize çekin.
       Vakti gelince endişelenin:
      Endişelerin çoğu gelecekle ilgilidir. Birçoğu asla gerçekleşmeyecek olayların etrafında dönüp durur. Bu nedenle yaşadığınız zamana konsantre olun. Böylece "gelecek", kendi başının çaresine bakacaktır.
       Nane için:
      Eğer daha uyarıcı olan kahve veya siyah çay içmeyi tercih ediyorsanız, sakinleşmeyi unutun, boşa harcanan zaman demektir. Ya da nane çayı gibi bitkisel çayları tercih ederek sakinleşmeye yardımcı olun.
      Hassas ayakkabılar giyin:
      Herhangi bir refleksolojist size gerçek rahatlamanın ayaklardan başladığını söyleyecektir. Açıkça görülüyor ki, rahat ayakkabılar giymek, hiç ayakkabı giymemiş olmak kadar rahatlatıcıdır. 
      Her şeyin içinde en iyiyi arayın:
      İnsanlarda ve olaylarda en iyiyi aramayı alışkanlık haline getirin. Bu basit yaklaşımın sizi sakinliğe götürecek iyimserlik ve pozitiflik yarattığını anlayacaksınız.
      Tara ve tarat:
      Birinin saçlarını taramak için vakit ayırın. Daha iyisi, kendi saçlarınızı tarayın veya başkasına taratın. Yavaşça, metotlu ve uzunca.(Taramak birkaç sakinleştirici akupresür noktaya temas ederek mesaj etkisi yaratır ve tekrarlanması daha çok işe yarar.)
       İnsan olduğunuzu düşünün:
      Kusursuz ve mükemmel olmayı başkalarına bırakın. Ne olduğunuzu, kim olduğunuzu düşünün ve bulunduğunuz halden mutlu olun, sonuç olarak daha rahat olacaksınız.
      Çocukları izleyin ve ders alın:
      Çocuklardan sakinlik (huzur!) dersi alın: Onların her anlarını, nasıl sadece ve sadece o anın zevki için yaşadıklarını seyredin. Kendinizin de böyle olabileceğinizi düşünün.
      Sakin düşünün:
      Sakin düşüncelere sahip olun. Sakin manzaralar hayal edin, sakin sesleri anımsayın ve ne hissedeceksiniz tahmin edin, bakalım. En iyisi tahminle vakit geçirmeyip hemen uygulamaya başlamak. En iyisi de bir deniz kenarında engin suları seyretmek. Denizin olmadığı yerde gökyüzünün derinliklerine bakabilirsiniz.
      Portakal çiçeği spreyleyin:
      Bir bardak maden suyuna 3 damla portakal çiçeği yağı ekleyin ve rahatlama ihtiyacı hissettiğinizde etrafa bir sprey ile sıkın.
      Beyaz giyinin:
      Giydiğiniz giysilerin nasıl hissettiğiniz yönünde ciddi etkileri vardır. Bedeninizi sıkmayan rahat giysiler, doğal kumaşlar ve açık renkler hep sakinleştirir. Bu yüzden yogiler hep beyaz giyerler.  
      Sahip olmak ile yaşamak arasındaki farkı tanıyın.
      Bebek gibi uyuyun:
      Uykunuzu engelleyen her şey kahve, kola, alkol sakin olabilme yeteneğinizi engeller. Bunları içmek yerine ihtiyacınız olduğu kadar uyuyabilmek için gereken ne ise onu yapın. 
      Gülümseyin:
      Gülümsemek yüzünüzdeki başlıca bütün kasları gevşetir. Aynı zamanda kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacak müthiş bir etki yaratır. 
      Daha az nefes alın:
      Oldukça rahatlamış bir insan dakikada sadece 5-8 defa nefes alır. Nefesinizi bu kadar düşürdüğünüzde çabucak rahatlayıp gevşeyeceksiniz.  
      Güzellik saçın:
      Hayatta nereye giderseniz gidin, ne yaparsanız yapın, bir parça güzellik katmak için gayret edin veya zaten varolan güzelliği geliştirin. 
      Biraz gözyaşı dökün:
      Ağlamanın hem duygusal, hem de fiziksel rahatlatıcı bir yanı vardır.
      Günbatımını hayal edin:
      Günbatımları bazen hüzünlü olmalarına rağmen her zaman huzurludurlar. Ve pembe olanları daha da huzur yüklüdür.
      Cumartesi olduğunu hayal edin.
      Değişin:

      Gergin durumlarla başa çıkmanın iki yolu vardır, ya onları değiştirirsiniz ya da onlara bakış açınızı değiştirirsiniz. Bakış açınızı değiştirmek daha zordur, fakat kişiyi aydınlatır. 
      Kol saatinizi çıkartın:
      İşte, en çarpıcı sakinleştirici. Hiç saatinizi çıkarttığınız zaman ne kadar sakinleştiğinize dikkat ettiniz mi? Zaman zaman saatinizi çıkartın ve zamanın baskılarından kurtulun.
     
     Kaynak: Anadolu Üniversitesi Sağlık Kulübü
     

ZEKERİYA İFTARI..

Küçükçekmece'deki Colony Alışveriş Merkezi'nde sohbet toplantısına katılan Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, eşler arasındaki cinsel ilişkinin büyük sevap olduğunu belirterek, konuyla ilgili yatak odası fıkrası anlattı. Beyaz'ın fıkrası vatandaşları güldürürken, sohbet sırasında zaman zaman sözlü tartışmalar da yaşandı.

Prof. Beyaz'ın anlattığı fıkra şöyle:

'Hocanın biri camide eşler arasındaki cinsel ilişkinin çok büyük sevap olduğu ile ilgili vaaz veriyormuş. Cinsel ilişkiyi kadının istemesi durumunda kocanın cihadda bir gavur öldürmüş kadar sevap kazanacağını söylemiş. Vaazın ardından evine giden adam, eşine hocanın vaazını anlatmış. Bir süre sonra kadın kocasına 'Gel de gavur öldürelim' demiş. Bunlar yatağa girmişler. Bir süre sonra kadın kocasını uyandırarak 'Hadi bir gavur daha öldürelim' demiş. Kadın sabaha karşı tekrar kocasını kaldırmış ve aynı şeyleri söylemiş. Yorgun olan adam karısına, 'Benim kurşunum tükendi. İşte top, işte tüfek. Sen doldur, sen öldür' demiş.'

                                                        


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

İNTERNET TRAFİĞİNDEN KIRIMHAN AĞBİNİZİN SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİ Hazırlayan: Kırımhan Akıncı-Günlük Bülten Special thanks to our readers/friends for submitting today's jokes and essays. Bültenimizin bu sayının hazırlanması na gönderdikleri e-mailler veya yazı lar ile katkıda bulunan aşağıdaki arkadaşlarımıza özel olarak teşekkür ediyoruz (CW)CopyWrong Kırımhan-2004.All rigts pre-reserved,only for VIP..
Google

Son yazılar

Lalenin Öyküsü- Bu akşam veya Yarın sabah TRT2de Kaçırmayın..
İzmirdeki Deprem .................
Orhan Pamuk Gerçeği.....
Günlük Bülten - SAYI : 435 Ne ararsan burda....
Gazetelerden Seçmeler
Atatürk Olmak.....
(17 Ekim 2005)Günlük Bülten- SAYI:434 - Ne ararsan burda....
Attila İLHAN......
biliyormuydunuz?
Fıkralar.....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Armenian GenocideArkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Mali mevzuat
GM/Opel CalısanlarI
Yazılarımız
İngilizce Bülten
Türkçe Bülten Grup sayfası
İş Hayatı ve Vergi Dergisi
Eğitim Grup Sayfası
ST-FA Enerkom Grup Sayfası
ToT Grup Sayfası
KIRIMHAN
AYHAN SÜREK
GM/Opel Grup Sayfası
Get Firefox! Get Thunderbird!

Arkadaşlar

oatamer
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa